
Doktora Tezi Bilimsel Araştırma Süreçleri
Kaynak-Notlar
Hatice Kübra Uygur, 'Kutsal Mekan Bağlamında Gündelik Hayatın İzinde Mekanın Dönüşümü: Mardin Süryani Kilise ve Manastırları', Uluslararası Halkbilimi Araştırmaları Dergisi 3/4 (Mayıs 2020), 130-146.
Tez Başlığı: Kutsal Mekanların Atmosferlerinin Dönüşümü: Kabe ve Çevresinin Dönüşümünün İncelenmesi
Tez çalışması kapsamında, bilimsel araştırma sürecinde ilk aşama olarak konuyla alakalı 3 farklı doktora tezi incelenecek ve çıkarımlar yapılacaktır. Tez konusunun sorununu çözmenin amaçlandığı bu bölümde giriş, özet, konu açılımı ve sonuç kısımlarından çıkarılacak sonuçlar tarafımdan yorumlanacaktır. Bu incelemelerin tez konusunun ve sorununun tartışılması aşamasında katkı sunması beklenmektedir.
1. Doktora Tezinden Üretilmiş Yayın - Sosyal Bilimler : Kutsal Mekan Bağlamında Gündelik Hayatın İzinde Mekanın Dönüşümü: Mardin Süryani Kilise ve Manastırları
Seminer Başlığı: Kutsal Mekanların Atmosferlerinin Dönüşümünün Algısal Deneyim Analizleri Yöntemiyle İncelenmesi
Özet: Bu tez kapsamında mekan kavramının tanımından başlanarak kavramsal bir altlık oluşturulacak ve kutsal mekan bağlamında konu irdelenecektir. Konu Mardin'in çok kültürlü ve dinli ortamında, kutsal mekanlarda zamanla meydana gelen dönüşümlerle örneklendirilecektir.
Anahtar Kelimeler: Mardin, Süryani, Kutsal mekan, Kilise, Manastır, Dönüşüm
Tez çalışmasının temel dayanak noktalarından birisi mekan ve kimlik ilişkisini kutsal mekan, kimlik, toplumsal hafıza, aidiyet temeline dayandırmaktır.
Kutsal mekanın özelde kişiye, genelde topluma hissettirdiği aidiyet ve güven duygusunun mekanın dönüşümü (atmosferinin mekanın dönüşümüne etkisi) ile uğradığı sekte ve topluma yansımaları (benim tezimde - mekana yansımaları) bu makalede analiz edilecektir. Mekan sorunu, soyut olandan somut olana doğru dönüşüm örnekleriyle incelenecektir. Mardin Süryanilerinin kutsal mekanları üzerinden yaşanan mekan-kimlik etkileşiminin yansımaları ve mekanın dönüşümleri aktarılacaktır.
1. Mekan: Arapça kökene sahip 'mekan' kelimesinin sözlükteki karşılığı 'kevn' yani var oluştur. Kevn kelimesi, 'olmak, meydana gelmek, sonradan olmak, zamansız ve devamlı olmak, belli bir şekle girmek ve varlık' gibi anlamlara gelmektedir.
Giddens mekanı, en iyi biçimde coğrafi olarak konumlandırılmış, toplumsal eylemin fiziksel ortamı fikri ile kavramsallaştırır (Bağlı, 2010:157). Mekan, içi boş bir geometrik veya coğrafi alan olmayıp, temsil eylemine referansla kavranabilecek bir 'olay mekanı' dır. Böylece mekan içinde vuku bulan eylem ve olay nedeniyle dışarıdan tanınabilir, fark edilebilir ve şiar haline gelebilir (Tatar,2017:17). (mekanın algısal deneyiminin mekan atmosfer dönüşümüne etkisi) Her mekan kendi tarihine ve hafızasına sahiptir.
Kutsal mekan - profan mekan tanımlamasındaki belirsizlik üçüncü bir kurgusal mekan tanımına neden olmaktadır. Bu tanım, tecrübeden yoksun, salt bir anlatıya dönüşmektedir.
Mekanın kavram tanımı sonrasında kutsal ile ilişkisinin kurulması konunun gelişimine katkı sağlayacaktır.
Çalışmanın temel felsefesinde yatan mekanın varlığı, kutsiyetin ve anlatının sürekliliğini sağlayan alana ev sahipliği yapmasından kaynaklanmaktadır. Bu temel üzerine kurulan kurgu, mekanın varlığı, ona atfedilen kutsiyet ve devamında mekanın dönüşümü ise çalışmanın problemidir. (çalışmada belirtilen PROBLEM TANIMI)
2.Kutsal Mekan: Kutsal mekanlar, Boesch'un inşacı kimlik kuramına göre 'işaretlerle yüklü, kimlik mekanları' dır (Boesch, 1986;akt. Bilgin.2013:99). Günümüzde gündelik yaşam içinde kutsal mekan, simgeselliğin yanı sıra kazandığı yeni anlam ve dönüşümlerle varlığını sürdürmektedir. Kutsal olan mekandan söz edebilmek için 'mukaddes' olanı tanımlamak gerekirse etimolojik olarak Arapça 'kuds' köküne dayanan kutsal kavramı, temizlik, paklık anlamlarını içerir. Durkheim'a göre kutsal olmayan hiçbir şey yoktur. Hemen her şey bir kutsallık barındırır. 'Bir ritüel kutsallığa sahip olabilir. Gerçekte ise belli bir dereceye kadar da olsa kutsallık içermeyen hiçbir ritüel yoktur.' (Durkheim,2005:56)
2.1. Kutsal Mekanın Dönüşümü: Mekan, yaşayan, üreten, dönüşen bir alandır. Bir grubun belirli bir mekanda yerleşmesi, bu mekanı yaşam alanı olarak görmesini tanımlar. Mardin ve Süryanilere ait kutsal mekanlar söz konusu olunca mekanı sadece kutsal değil tarihsel ve kimliksel olarak ta değerlendirmek mümkündür. Yörede bulunan Süryanilere ait kutsal mekanlar, tarihsel yönleri ile de 'bellek mekanları' dır. Bellek mekanlarının yaşadığı dönüşümler, yıkımlar, bu mekana ait belleğin, kültürün, kimliğin kısacası mekanın kendisinde barındırdığı anlamların sekteye uğramasına neden olmaktadır. Süryanilerin toplumsal ilişkilerini düzenleyen ve mevcut yapıyı koruyan mekanlar kiliseler ve manastırlardır. Bu süreçte aktif rol alan kutsal mekan böylece diyalektik bir boyut kazanmıştır. Kutsal mekan diye anlaşılan yerin ayırt edici vasfı, kutsalın aynı anda hem çok yakın, hem çok uzak oluşuna dair bilince yol açan bir temsilin varlığı ve bu temsili oluşturan sonsuz denilecek perspektifler arasındaki pasaj durumudur (Tatar,2017:21). Bu nedenle tek bir tanım yapmak mümkün değildir. Kimi toplumlar kendi kimliklerini özellikle kutsal mekan üzerinden üretirler. Üretilen mekan, toplumsal bağları kuvvetlendirir. Böylece kutsal mekanlar, toplum olma bilincinin, ortak bir değere sahip olma vurgusunun yapıldığı bellek koruyucu mekanlara dönüşürler.
Çalışmada mekanın sadece fiziksel değil metaforik dönüşümünden de bahsedilmektedir. Herhangi bir mekanın kutsallığı orada olağanüstünün tezahürü ile gerçekleşir. Kendisi gerçek olarak var olan kutsal mekan ile onu çevreleyen, geri kalan tüm mekanlar arasında türdeş olmama, farklılık arz etme durumu, kutsalın tecellisiyle ortaya çıkan zıtlıktan doğmaktadır. (kutsal - profan ayrımı) İnancı refere edildiği kutsal mekanlarda 'sembolik olarak belirlenen tüm yapılar gerçekte kainatın topyekün kutsal oluşuna referansta bulunan mikro-kozmos' (Tatar, 2017:9) yapılar olarak ayakta kalmaktadır.
2.2. Mardin Süryanilerinin Kutsal Mekanları:
2.3. Kutsal Mekanların - Kutsal Kişilerin Dönüşümü: Mabetlerin dönüşümlerinin mekan üzerinden izini sürmek, bu mekanlarda değişen dönüşen kimlik ve kültürel farklılaşmalara, yapısal değişimlere daha yakından bakmayı gerektirmektedir. Kutsal mekanların yaşadığı dönüşümler toplumsal yapıdaki sosyolojik, demografik, etnik ve dinsel değişimlerin (tez kapsamında mekansal değişimler ele alınacaktır.) izlerini de sürmeyi sağlamaktadır.
Bu kısımda kutsal kişilerin yer aldığı kutsal anlatılardan ve mitlerden bahsedilmiştir. Kült inançların dönüşümü Süryaniler üzerinden ele alınmıştır. Kutsal mekanın gündelik hayatta yaşadığı dönüşümün somut göstergeleri olarak mekansal dönüşümler örneklenecektir. Özetle ibadethaneler, toplum hayatında sadece sembolik anlamları değil mekanın mecburi değişimi ve dönüşümü ile kazandıkları yeni anlamlar ile var olmuşlardır. Tarih boyunca kompleks olan kiliseler; cami, müze, hastane gibi farklı amaçlarla dönüştürülerek kullanılmıştır. Yörede yaşanan bir diğer değişim ise zaman içinde cemaati azalan manastır ve kiliselerin harabeye dönüp yıkılmasıdır.
SONUÇ:
Kimliğin inşasında, gündelik hayatın sürdürülmesinde din, önemli bir merkezde yer aldığından geleneğin aktarılması ve yaşatılmasına kutsal mekanlar zemin hazırlamaktadır. Dini mekanların ibadethane olması dışında yüklendiği yeni anlamlar, mekanın işlevselliğini de ortaya çıkarmaktadır. Süryanilik açısından bakılırsa etnik ve dini açıdan birleştirici bir güce sahiptir. Son dönemlerde cemaatin yöreden göçü yüzünden cemaati olmayan manastır ve kiliseler kapanmaya ya da dönüşmeye başlamıştır. Böylece gelenek ve kültür de kendini yeniden dönüştürüp üretmiştir. Bu çalışmada mekanın kolektif bellekteki sürekliliği dikkate alınarak kutsal mekanın yaşadığı dönüşümler, yapıların yeni kurgularıyla kazandığı anlamlar üzerinden değerlendirilmiştir. Mekansal dönüşümlerin dine, etnik ve kültürel kimliğe, toplumsal belleğe etkilerini mekan üzerinden yeniden okumak, bu dönüşümleri değerlendirmeyi gerekli kılmıştır.
Mavi notlar: tez içeriği, notlar
siyah notlar: tezde önemli görülenler, temel dayanak noktaları
kırmızı notlar: benim tezime katkı sağlayacak çıkarımlar, ortak kavram ve notlar
sarı notlar ise üzerine düşünülmesi, araştırılması gerekenlerden oluşur.
BAĞLI, Mazhar.(2010).'Mekan ve Medeniyet ilişkisi bağlamında birlikte yaşama alanları',s.155-163,Türkiye'de Birlikte Yaşama Kültürü ve Mardin Örneği Sempozyumu',(2-3.10.2009),Mardin.
BİLGİN, Nuri.(2013).Tarih ve Kolektif Bellek, İstanbul:Bağlam.
TATAR, Burhanettin.(2017). 'Kutsal Mekan: Fenomenolojik Bir Analiz', Milel ve Nihal,14(2),2017, doi:10.17131/milel.377607.
DURKHEIM,Emile.(2005).'Dini Hayatın İlkel Biçimleri, (çev.F.Aydın), İstanbul: Ataç).
2. Doktora Tezi - Sosyal Bilimler: Rudolf Otto'da Din, Kutsallık ve Mistik Tecrübe (KUTSALIN ANLAMINA ODAKLANILMIŞ)
Özet: Bu tezin amacı, din felsefecisi, dinler tarihçisi ve fenomenolog Rudolf Otto'nun din, kutsal ve mistik tecrübeyle ilgili fikirlerini ortaya koymaktır. Kutsalın rasyonel ve irrasyonel yönlerini ön plana çıkaran Otto, değişik dinlerde kutsalı, ayrı ayrı tecrübe edilen olarak gördüğünden genel din kavramının evrenselleşmesinde katkısı fazladır.
Anahtar Kelimeler: Din, mistik tecrübe, numinous, Kutsal, titretici gizem, tamamen başka
İnsan büyüleyici bir gerçeklikle karşılaştığında kendinden geçer, Otto buna 'kutsal karşılaşma - sır' adını kullanır. Çalışma giriş, iki bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş bölümünde Otto'nun hayatını, eserlerini ve eserlerine kaynaklık eden bazı düşünürleri ele almaktadır. Birinci bölümde, din, dinsel tecrübe ve kutsalın anlamları incelenmiş ve Otto'nun kutsalın tecrübesine yönelik fikirleri ele alınmaktadır. İkinci bölümde ise numinous tecrübe ile mistik tecrübe ilişkisini ve her iki tecrübenin de nihai hedef olarak gördüğü kurtuluşu lütuf ve kefaretle ilişkilendirerek incelenmiştir.
Giriş: Otto'nun Hayatı ve Falsefesinin Beslendiği Kaynaklar: Otto, Almanya'da bir dönem natüralizme (doğalcılık) karşı spiritüalizmi (ruhçuluk) savunmuştur. Otto'yu diğerlerinden ayıran, din hakkındaki görüşlerinin mantık-mantık ötesi ve kutsal-akıl almaz olarak iki farklı koldan anlatmaya çalışmasıdır. Martin Luther'den de etkilenmiştir.
akıl almaz - numinous - tamamen başka (Otto'nun kutsal tanımları)
1.Otto'da Din ve Kutsalın Anlamı: Din terimi Latince 'religio' kökünden gelmekte olup, Roma döneminde 'kutsal örf' ya da 'bağlılık' anlamlarında kullanılmıştır. William James dini, bireyin yalnız kaldığında ilahi olarak algıladığı her şeyle yaşadığı his, davranış ve tecrübeler yoluyla kurduğu ilişki olarak tarif etmektedir. Emile Durkheim'a göre de din yani kutsal, profandan ayrılmış, yasaklanmış şeylerle ilgili inanç ve uygulamalara dayalı bir sistemdir. Durkheim'a göre din, doğaüstüyle ilgilidir ve doğaüstü kavramıyla duyularımızın dışında ve doğal olmayan her şey kast edilir. William E.Paden'e göre din, bakış açısal bir olgudur. Dinlerin oluşum ve gelişiminde ise 'tecrübe' nin büyük bir yeri vardır. Din, kutsalı yani insanüstü anlamı taşıyan nesneleri tecrübe etme yollarıyla ilgili bir sistemdir. Kutsal, bütün zaman ve mekanlarda tüm insanların dokunulmaz kabul ederek saygı gösterdikleri şeylerdir. Aynı zamanda kutsal, insanların kendisiyle karşılaşmış olduklarını hissettikleri bir güçtür. Bu güç, başka bir biçimde gerçek kutsal ve sır olarak tecrübe edilen bir güçtür. Bu bakımdan tecrübe, kişinin yaşadığı ve farkında olduğu durumu ifade eder. Kişi tecrübelerinden biri olan dini tecrübe ise, diğerlerinden farklı olarak tabiatüstü varlığın algılanması, onunla ilişkiye geçilmesi ve onun bilgisine götürülecek şeylerin tecrübe edilmesidir. Dini tecrübe, genel karakteri itibariyle mantık yoluyla ya da nazari olarak öğrenilebilecek bir tecrübe değildir. Bu tecrübe ancak yaşanılarak öğrenilir VE KİŞİYE ÖZEL BİR TECRÜBEDİR. (DENEYİM) Dini tecrübenin konusu kutsal ya da ilahi kudrettir. Gordon W. Alport, dini uyanışın 3 temel formundan bahseder. İlki 'kesin kriz' ya da 'dönüşüm tecrübesi' - kendi dini uyanışlarını anlatan kolej öğrencileri, ikincisi 'duygusal motivasyon' ve sonuncusu 'etkin bir olay faktörü olmadığı' nı belirten gruplar. Her dini tecrübe bir tarihi bağlam içinde ifade edilir. Rudolf Otto, dinin belirleyici karakterini, esrarlı oluşunda arar. Din, tamamen 'kendine has' ve başka şeye indirgenemeyen ve ancak yaratılmışlık, sır, başkalık, korku, haşyet, enerji, zorunluluk ve hayranlık gibi duyguların birleşiminde kendini dışa vurur. Tecrübe ise kendinde mutlak bir değere sahip bir nitelik olarak bu sistem içinde kendini gösterir. Otto, dinin tarihsel gelişimini etkileyen 3 faktörden bahseder:
1. Kişinin inanma eğilimi ve uyarıcının varlığı
2. Kutsalın tarih içindeki değişimi ve sonucunda insanların dini tecrübe değişimlerinin körü körüne onaylamaları
3. Bu iki faktör temelinde din takipçilerinin 'Kutsal' ı bilmesi, anlaması ve arzulamasıdır.
Dini bilinç (biliş - çaba - duygu) = Tecrübe = Deneyim
2. Kutsal Fikri: Latince'de kutsal kavramının içeriği tanrıların alanına ait olanla sınırlandırılmıştır. 'Sacer' kelimesi, tanrısal alana ait olan anlamına gelmektedir. Bunun dışında kalan dünyevi alan dindışıdır yani 'profanus' dur. Bu durumda sacer ile profanus birbirine zıt iki kavramdır. Kutsal anlamında kullanılan diğer kelime 'holy' dir. Germenik kökenli olan holy nin kullanımı:
-
İlahi olanın sıfatlarının kesin olarak kutsal olması
-
İlahi olanla ilgilerinden dolayı nesnelerin kutsal olması
-
İlahinin beklentisine uygun eylemler ve insan sıfatlarının kutsal olması şeklinde 3 kategoriye bölünmüştür.
Eliade'nin kutsaldan anladığı dindışının zıddıdır. Kutsalın ortaya çıkışıyla kendini gösterme biçimini Eliade, 'kutsalın tezahürü' - hiyerofani olarak adlandırır. Kutsal araştırmasının sahası, dindar insanın dini yaşantısı ve tecrübesidir. Kutsalın tezahüründe mevcut olan diyalektiğin esası aynıdır. Kutsal, kendisinden başka bir şey aracılığıyla ortaya konur; nesneler, mitler ya da simgeler aracılığıyla tezahür edebilir ama asla kendini olduğu gibi, doğrudan ortaya koymaz. Bir kere kutsallaşan bir mekanın bu özelliğini kaybetmesi zayıf bir ihtimaldir. Kutsal yerler, bir kültürden diğerine ya da bir dinden başkasına aktarılabilir. (DÖNÜŞÜM)
Otto, etik ve teolojik kullanımlarından farklılaştırmak için kutsal yerine 'numinous' u koyar ve bu kavramla beşeri tecrübenin irrasyonel, dile getirilemez boyutunu ifade etmeye çalışır.
3. Kutsalın Tezahürü ve İfade Edilme Vasıtaları:
SONUÇ:
Çalışma kapsamında ana konu olarak, Otto'nun kutsalın tecrübesinden ne anladığı anlatılmaya çalışılmıştır. Araştırmada temel kaynak olarak yararlanılan 'the idea of the holy' kitabında kutsal fikrinin kaynağını incelemeye çalışmış, kulluk hissi diye adlandırdığı bir hisle insanın kutsalı tecrübe edebileceğini ortaya koymuştur. Otto, kutsalı tasvir ederken bilinçdışının bilince akışını ya da bilinci yarıp geçişini tasvir etmektedir. Açıkça ruhun derinliklerinden gelen coşkudan bahsetmektedir. Ruhun kutsaldan profana dönmesi ise tamamen rasyonel bir durum olarak ele alınmaktadır. Otto'ya göre dinin kaynağı insanın kalbidir ve köklerini insan düşüncesinden almıştır.
Çalışma Otto'nun felsefesinin Almanya'nın çok ötesine geçtiğini ve Doğu ile Batının bir sentezi olduğunu ortaya koymuştur. Sadece kendi gelenekleri arasına sıkışmayıp birçok kültürü incelemiştir. Otto, kutsal(holy), numen, tamamen başka, a priori, rasyonel, irrasyonel, kulluk hissi gibi kavramlarla din felsefesine katkı sağlamıştır.
Kalın, Fetullah. Rudolf Otto'da Din, Kutsallık ve Mistik Tecrübe. Erzurum: Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, 2012.
3. Doktora Tezi - Sosyal Bilimler: Kuran'a Göre Kutsal ve Kutsallık (KUTSALIN ANLAMINA VE KUTSAL MEKAN ÖRNEKLERİNE ODAKLANILMIŞ)
Özet: Kutsal, dinlerde eksen kavramlardan birisidir. Ana hatlarıyla Dinler tarihçilerinin tasnif ettikleri şekliyle kutsal, zaman, mekan ve şahıs boyutlarıyla ele alınmış, kavramın ilgili olduğu diğer boyutlar konunun dağılmaması için tasnifin dışında tutulmuştur. Kuran'da kutsal, kavramsal çerçevede sunulmaya çalışılmış, kutsalın Kuran'da nasıl ifade edildiği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Kutsal, dini hayatın veya dini tecrübenin vazgeçilmez bir boyutu olarak tezahür etmektedir. Birçok dinde insanlar tarafından kutsal kabul edilen zaman, mekan, nesne vb. varlıkların olması, onlara saygı duyulması, hürmet edilerek dokunulmaz kılınması bu deneyimin evrensel yönleridir. Dinlerin bunları ifade ediş biçimi toplumdan topluma, kültürden kültüre değişebilmektedir. Kutsal'ın kaynağı Kuran'a göre Allah'tır.
Çalışma bir giriş ve dört bölümden oluşmaktadır.
1. Kutsal kavramı ve kutsallık anlayışları
2. Kuran'a göre kutsal ve kutsallıkla ilgili kavram, şahıs ve diğer kutsallık alanları
3. Kutsal Zaman
4. Kutsal Mekan
İslam'da kutsallık anlayışı adeta iki zıt kutup anlayış üzerine bina edilmiştir. Bunlardan ilki, kutsallığı Allah'ın dışında hiçbir varlığa isnad etmeyen anlayış; ikincisi ise alemi Allah'ın bir tecellisi olarak gören ve kutsalı geniş bir alana yayan anlayıştır.
Anahtar Kelimeler: Kutsal, kutsallık, haram, bereket, zeytun, Kudüs.......
Araştırmanın Amacı: Kutsal ve kutsallık atfına Kuran'ın bakış açısıyla bakmak.
Araştırmanın Yöntemi: Kutsal kavramı birçok disiplini ilgilendiren bir kavramdır. Bu çalışmada dinler tarihi disiplinini ilgilendiren boyutuyla bu bilim dalında sıklıkla kullanılan deskriptif yönteme, tasviri yönteme başvurulmuştur. İhtiyaç duyulduğu oranda vakanın genel ve özel tasviri yapılmıştır. Konu, tefsir ilmini de ilgilendirdiğinden yorum metodundan da istifade edilmiştir. Konunun fenomenoloji ile ilgisi bulunduğundan bazı kısımlarda fenomenolojik yönteme de başvurulmuştur. Dinler tarihinde kullanılan karşılaştırmalı yöntemlerden de yararlanılmıştır. Konunun tarihi kökenine inilen kısımlarda tarihi metod kullanılmıştır.
Kutsal ve kutsallıkla ilgili kavramların izah edilmesinde TDV İslam Ansiklopedisinden yararlanılmıştır. Kutsal kavramı ile ilgili olarak Mircea Eliade'ın Kutsal ve Dindışı, İmgeler Simgeler, Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi adlı eserleri önemli yer tutmaktadır.
1. Kutsal Kavramı ve Kutsallık Anlayışı: Kutsal kelimesinin kökü olan 'kut', Türkçe'de 'talih, bereket, uğur, hayır, mübareklik, mutluluk, saadet, devlet, baht' gibi anlamlara gelir. Kutsal ise 'tapınılacak veya yolunda can verilecek derecede sevilen, kudsi, mukaddes, bozulmaması, dokunulmaması, karşı çıkılmaması gereken, üstüne titrenilen, Tanrı'ya adanmış olan, Tanrısal olan' anlamlarına gelir. Sözlük anlamı bu şekilde olan kutsalın terim anlamı ise;
-
tamamen farklı bir şeyin, bizim dünyamıza ait olmayan bir gerçeğin, doğal, dindışı, dünyamızın ayrılmaz bir parçası olan nesneler içinde açığa çıkması
-
başlangıçtan beri insan tecrübesinin bir parçası olan kutsal, yaratıcı ile olan ilişkisinden doğan özel bir niteliğe sahip olan veya dini bir amaç için tahsis edilen
-
varlığın oluştaki, Baki'nin de fanideki doğrudan tecellisi şeklinde farklı olarak tanımlanabilir.
Kısacası kutsal, başlangıçtan beri insan tecrübesinin bir parçası olan, onun yaratıcı ile olan ilişkisinden doğan, özel bir niteliğe sahip olan veya dini bir amaç için tahsis edilen şeydir. Latince'de 'sacer' kelimesi, 'tanrısal alana ait olan' anlamına gelmektedir. Bunun dışında kalan dünyevi, dindışı alan 'profanus' dır. Germenik kökenli 'holy' kelimesi ise Tanrı'nin veya ilahi sıfatlarının tamamen kutsal olması, Tanrıyla ilgisinden dolayı nesnelerin ve Tanrı'ya ilgilerinden dolayı insanların kutsal olması şeklinde 3 kısımda ele alınır.
Kutsal gerçekleştiği ve ortaya çıktığı ortamlarda hissedilebilir. (DENEYİM) Dini tecrübede kutsal ve kutsal olmayanı birbirinden ayıran hat, uygulamada tezahür eder. Bu kendisini zaman ve mekana göre değişik şekillerde ortaya koyar ve inananın günlük yaşantısını etkiler. Kutsalın maddi ve fiziki fenomen dünyası kutsal ve profan olmak üzere iki başlıkta toplanabilir. Kutsal'a ; yaratıcı ve onunla ilgili her şey, onun kitapları, mabetler, onun kutsal olarak bildirdiği zaman, mekan ve yerler dahilken profana ise; kutsalın zıddı olup 'mabedin dışında kalan, kutsal olanın dışındaki nesne ve olgular demektir. Kutsalın farklı bir bilinçle tecrübe edilebileceği ise Rudolf Otto tarafından ortaya atılmıştır. Türkçe'de kutsallık olarak ifade edilen 'kudsiyyet' kelimesi çeşitli bağlamlarda 'kuds, takdis, mukaddes, kuddusvb.' şekillerde İslami literatürde kullanılmıştır. Kutsal manevi anlamda 'mükemmelliği' ifade etmektedir.
Sosyolog Emile Durkheim, dinin kaynağını sosyolojik bir temele dayandırır. Ona göre kutsal dinin temel fikridir. Kutsal da toplumsal yaptırıma dayanır. Kutsal, toplumun kutsal kabul ettiği şey ya da şeylerdir. Bu toplumun kendi kendine tapınmakta olduğunu gösterir. Şu halde din duygusu, mabudu kutsallaştırma, ferdin toplum ruhunu kutsallaştırmaktan başka bir şey değildir. Frazer'a göre dinin temeli büyüye dayanmaktadır. Max Müller'e göre ise; dinin kaynağı tabiat olaylarından duyduğu korkuya dayanır. Bu görüşe 'natürizm' denir. Kutsalı diğer nesnelerden farklı kılan ve onu saygın bir olgu olarak kabul ettiren zihinsel algıdır. (ALGISAL DENEYİM)
Kutsalın Tezahürleri: Kutsal, bir yönüyle zihinsel olarak kabul edilen bir kategori, diğer yönüyle dış alemde kendini gösteren bir varlık olma boyutudur.
Kutsal hissinin somut göstergesi olarak mabetler, insan, kainat ve kutsallık kaynağı ilişkisinde merkezi bir rol oynarlar. Hatta bir simge, öteye ait olana gönderimde bulunan bir işaret olmanın yanı sıra, yukarıda aşkın olanın aşağıda inşası olarak kabul edilir. (KUTSAL MEKAN)
2. Kutsal Zaman: Kutsal olmayan zamandan nitelik olarak ayrılan, diğer zamanlardan farklı olarak önemli hadiselerin gerçekleştiği zaman olarak değerlendirilebilir. Eliade, zamanı kutsal olan ve kutsal olmayan şeklinde 2 ye ayırır. Kutsal zaman, ezeli ve ebedi, dairesel, tersine çevrilebilir yapıdadır. Kutsal olmayan ise basit, saniye, dakika ve saatle ölçülebilecek düzeydedir.
3. Kutsal Mekan: Mekan kelimesi Arapça'da 'olmak' anlamındaki 'kevn' mastarından türetilmiş ism-i mekan olup 'oluşun meydana geldiği yer' anlamına gelmektedir. Çoğulu 'emkine' ve 'emakin' dir. Kelimenin 'yer kaplamak' anlamındaki 'temmekkün' ile irtibatının olduğu ifade edilmektedir. Mekan kelimesinin kavramsallaşma süreci Eski Yunan felsefesine kadar gitmektedir. Mekan, var olduğuna ya da var edildiğine göre kutsalın kendisini insanlara bildirmesi, açıklaması bu boyut içerisinde olacaktır. İnsan mekanı duyu organlarıyla algılamaya çalışmakta, onu anlamlandırma çabasına girmektedir. (ALGI - DENEYİM) Bu anlamlandırma ve algılama faaliyeti sırasında kimi mekanlar ayrıştırılmış, kimisi tabulaştırılmış ya da kutsal varlığın bildirmesiyle mukaddes, mübarek ve faziletli kılınmıştır. Kutsalın tecellisi (kratofani) ve kutsalın tezahürü (hiyerofani) ortaya çıktığı mekanı değiştirir. Kutsal dışı kabul edilen yer, bundan sonra kutsallaşır. Yahudilikte Süleyman Mabedi, kutsal mekanlardandır. Şüphesiz bu mekanlardan en önemlisi de Kabe'dir.
Bu kısımdan sonra dinlerde kutsallık ana başlığı altında Yahudilik, Hıristiyanlık ve diğer dinlerde kutsallık şeklinde 3 başlıkta ele alınmıştır. Sonra ise Kuran'da kutsallık derinlemesine incelenmiştir. Kuran'da kutsalı ifade edebilen kavramlar tek tek ele alınmış ve açıklanmıştır. Sonraki aşamalarda kutsallığın atfedildiği nesneler, kişiler, hayvanlar vb. ifade edilmiştir. Sonra kutsal zaman derinlemesine incelenmiş ve Kuran'daki kutsal zamanlar üzerinde durulmuştur. Kutsal aylara da değinilmiştir. Yine bu başlık altında kutsal günlerden bahsedilmektedir. Son bölümde ise kutsal mekan detaylandırılmış ve kutsal şehir örnekleri ele alınmıştır. Bunlardan ilki Mekke şehridir. Özellikle Kabe'yi bulundurması açısından kutsallık atfedilmektedir. Medine ve Kudüs'te kutsal olarak ele alınan şehirler arasındadır. Şehirlerden sonra, çoğu bu şehirlerde yer alan kutsal mabetler ele alınmıştır. Zeytin Dağı gibi diğer kutsal varlıklar da çalışmanın devamında detaylandırılmıştır.
SONUÇ:
Maddi ve manevi boyutlarıyla hayatı yaşayan insanın manevi tarafını doyuran kutsal, dinlerin eksen kavramlarından birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Kutsal kavramı soyut bir kavram olduğu için onun anlaşılabilmesi için pratik anlamda karşılığı olan yönler olmalıdır. Bu karşılık manevi kazanç olarak kişiye dönmektedir. Birtakım ibadetlerin kutsallarla anılması onların bereket ve manevi kazanç olarak hayata yansımasından kaynaklanmaktadır. Kuran'da kutsal zamanlarla ilgili hususlar, ay, gün ve gece olarak tasnif edilmiştir. Burada zamanı mukaddes kılan husus, onda gerçekleşen ya da gerçekleşecek olan önemli olaylardır. İnsanlık için daha fazla hayır ve bereket getirmesi esastır. Mekanın kutsallığı ile ilgili vurgular ise; mübarek ve mukaddes lafızlarıyla yapılmıştır. Mekanlardan ayrışan, türdeşlerinden ayrılan yerler şehir, mabet ve diğer kutsal mekanlar şeklinde tasnif edilmiştir. Mekanların kutsallıkları varoluşlarından kaynaklanmayıp ona yüklenen anlam ve kutsallıklarla gerçekleşmektedir. Aksi takdirde mekanlar bulundukları konumdan farklı bir zemine çekilmeleri kaçınılmaz olacaktır.
Gül, Ahmet. Kuran'a Göre Kutsal ve Kutsallık. İstanbul: Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, 2013.